online kitap oku | e-kitap oku | kitap oku
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Eylül ve Yağmur
Yağmur yağıyor cânâ, savruluyor bulutlar Muştu gibi düşüyor toprağa her bir damla Dirilmek üzre kabre gömülüyor umutlar Suzinakta yüreğim savruluyor hüzzamla Gökler ağladığında Ne olur beni anla “Ağaç, köküyle yaşar, insan da öyle…” diyor Cemil Meriç. Aslında yaşayan ne varsa kökleriyle yaşamaktadır. Medeniyetleri canlı tutan kökleriyle olan irtibatlarıdır. Eğer bizim medeniyetimiz de yeryüzünde var olmaya devam edecekse geçmişte olduğu gibi insanlığa huzur ve esenlik sunma iddiasını sürdürecekse ve bu umudu diri tutacaksa bunu mümkün kılacak en önemli kaynak ve damar muhakkak ki şiir olacaktır. O hâlde şiirimiz kendi muhteşem mazisiyle kopan bağlarını yeniden inşa etmelidir. Bu şekil olarak değil belki ama muhteşem dil varlığımızın unutulmaya yüz tutan kelimelerine hayat vermek, ruh derinliğini ve estetik zevkini yeniden yakalamak ve şiir geçmişimizin muhteşem müktesebatını keşfetmek ve yeniden üretmek şeklinde olacaktır
Siyaha Çalan Bahar
Birileri ölümü uyandırmak için sabırsızlanıyor... İlkbaharın gelişiyle doğanın canlanmaya başladığı Three Pines’ta hayat normal seyrinde huzurlu bir şekilde devam ederken, bölge halkı tarafından çok sevilen Madeline’in ani ölümü herkesi şaşkına çevirir. Bu ölümün nedeni kalp krizi gibi görünse de, Başmüfettiş Armand Gamache’ın olayın üzerine gitmesiyle Madeline’in aslında bir cinayete kurban gittiği anlaşılır. Peki, iyilik meleği olarak bilinen Madeline’in korkunç bir şekilde ölmesine neden olan kişi ya da kişiler kimdir? Three Pines sakinleriyle oldukça iyi ilişkileri bulunan kadının hayatına niçin son verilmek istenmiştir? Başmüfettiş Armand Gamache, bir kez daha içinden çıkılması güç bir suç vakasıyla karşı karşıyadır… “Zeki bir dedektifin, korkunç bir cinayetin ve kasvetli bir atmosferin başarılı bir şekilde harmanlandığı doyumsuz bir suç romanı. ” The Times “Kıskançlık ve uzun süre pusuda bekleyen intikam üzerine yazılmış heyecan yüklü bir roman.” Sunday Telegraph “Louise Penny, polisiye severleri oldukça tatmin edecek, harika bir dedektif portresi yaratmış!” Amazon.com “Gamache, karmaşık olayları çözerkenki zekâsı ve karizmasıyla kahraman bir dedektif olmakta oldukça kararlı.” Kirkus Reviews
Kayıp Derviş İlim Mağaraları ve Keramet
23 Mart 625 tarihindeki Uhud Savaşı’nda azılı kâfir Abdullah b. Kamie bir kılıç darbesiyle Muhammed (sav)‘in miğferini parçalar. Miğferdeki halkalardan iki tanesi âlemlerin nurunun mübarek yüzüne batar. Kara Cübbeli Savaşçı bu olayı görmüştür.
Mekânı belli olmayan Muhammed Âşıkları Dergâhı yüzyıllar boyunca halkaların izini sürmüştür. Bu dergâh sisli yolun nihayetindedir. Orada ilahi aşkı dilden kalbe indiren keramet sahibi kullar yetiştirilmektedir. Sonra onlar setin ardındaki mübarek orduya katılırlar.
Allah’ın ilmi karşısında kim durabilir?
Hele ki o ilminden Derviş Davut ile Seyda Hazretlerini nasiplendirmişse…
Ölüm Oyunu
Varoluş ile vicdanın mücadelesi: Bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci. Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun. Onlarca silah, psikolojik bir savaş ve tek bir kazanan… Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir… Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor. “Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir.” Stephen King “Otomatik Portakal’daki şiddet, Sineklerin Tanrısı’ndaki insan doğasıyla birleşiyor; kalbi dayanmayacaklar okumasın.” Publishers Weekly
Gencim Güzelim Tehlikeliyim
"Romanın kendini hızla ve keyifle okutmasındaki sır yazarın malzemeyi tam da okurun ağzını sulandıracak bir şekilde sunması elbette. Keyifli bir hafta sonu için daha iyi bir seçenek düşünemiyorum." Aslı Tohumcu Ajan Cammie en tehlikeli durumlar için bile hazırlıklıydı: Sonuçta iki defa kaçırılmış, terör örgütünce hedef gösterilmişti. Ama en güvendiği müttefiklerinden birinin çift taraflı oynadığını öğrenince dünyası başına yıkıldı ve sınıf arkadaşlarıyla öğretmenlerine duyduğu güveni sorgulamaya başladı... Gallagher Genç Kızlar Akademisi dâhi öğrencilerine yabancı diller, dövüş sanatları ve ileri şifre çözme teknikleri öğretiyor. Devlet şifrelerini çözenlerse ekstra kredi alıyor! Başkası olmakta çok usta bu ajan kızların eğitilmedikleri tek alan "kendileri olmak".
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




